Belki görüntü olarak mütevazı. Ama son derece güçlü: Fasulye, insanlık tarihinin en eski kültür bitkilerinden biri olarak nesiller boyunca güvenilir bir besin kaynağı oldu. Avrupa, Asya ya da Amerika fark etmeksizin, insanların yerleşik hayata geçtiği hemen her yerde kendine yer buldu. Bunun başlıca nedeni, uzun süre dayanıklı kalması, gayet doyurucu olması ve sayısız yemeğe dönüşebilmesi.
Asıl etkileyici olan ise şu: Fasulye sadece mutfakta yer bulan bir ürün değil, aynı zamanda doğanın ustaca işleyen küçük yardımcılarından biri. Kökleri, havadaki azotu kullanılabilir hâle getiren mikroorganizmalarla birlikte çalışır. Böylece toprağı besler, üretimi destekler ve sürdürülebilir tarımın sessiz kahramanlarından biri olur.
Peki ya sofrada? Fasulye adeta her role uyum sağlar: Tencere yemeklerine derinlik katar, salatalara doyuruculuk verir, kremamsı püreler, ekmek üstüne sürülen lezzetler ya da köftemsi tariflere dönüşebilir. Üstelik bunu yaparken hoş, dengeli ve dengeli bir tokluk hissi de sunar. Kısacası onun her bir tanesinde biraz yemek kültürü, biraz doğa bilgeliği ve şaşırtıcı ölçüde keyif vardır.
Wachtelbohnen (Borlotti-Bohnen)
Fasulye çeşitleri arasında karakteri en belirgin olanı merak ediyorsanız barbunyada bir durun: Krem rengi zemin üzerindeki kızıl kahverengi benekleriyle daha ilk bakışta dikkat çeker. Tencerede piştikçe yumuşak, kadifemsi bir kıvam kazanır; hafif fındıksı ve sıcak aromasıyla da kendine özgü bir lezzet sunar. Barbunyanın tadı yumuşaktır ama sığ değildir; aksine derinliği olan dengeli bir lezzete sahiptir. Bu sayede otlar, sarımsak, soğan ve zeytinyağı gibi eşlikçilerle çok iyi uyum sağlar. Yavaş pişirildiğinde ise kolayca dağılmadan yumuşak ve sulu kalır. Bu yönüyle, sabırla hazırlanan yemekler için son derece uygundur.
Bunun en güzel örneklerinden biri elbette barbunya pilaki: Zeytinyağında havuç, soğan, domates ve bir miktar limon eşliğinde ağır ağır piştiğinde ortaya Akdeniz esintili, aromatik bir lezzet çıkar. Hatta çoğu zaman ertesi gün tadı daha da oturmuş olur. Öte yandan barbunya gerçekten çok yönlüdür. Doyurucu sulu yemeklerde, taze otlu salatalarda, pilav yanında nefis bir eşlikçi olarak, domatesli tariflerde ya da vejetaryen köfteler için yumuşak ve lezzetli bir temel olarak kullanılabilir.
Bitki ağırlıklı beslenmeye önem verenler için Dere barbunya ideal bir seçenek: Bitkisel protein ve lif açısından zengin. Ayrıca doğal olarak demir gibi mineraller de içerir. Barbunya; doyurucu, çok yönlü ve pek çok mutfakta kendine kolayca yer bulan bir ürün.
Börülce
Börülce, bakliyatlar arasında hafif ve zarif yapısıyla öne çıkan bir gıda maddesi. Küçük taneleri, açık rengi ve o kendine özgü koyu “gözü” ile mutfakta da son derece pratik bir ürün. Piştiğinde yumuşar, ama dağılmadan formunu korur. Hafif fındıksı aroması da taze otlar, limon, sarımsak ve zeytinyağıyla çok güzel bir uyum yakalar. Bu sayede ortaya ağır olmayan; ferah, dengeli ve temiz bir lezzet çıkar.
Bunu en güzel gösteren klasiklerden biri Türk usulü börülce salatası. Börülce, soğan, domates, maydanoz, zeytinyağı ve limonla bir araya gelince ortaya hafif, aromatik ve meze olarak son derece uygun bir lezzet çıkar. Bununla birlikte börülce gerçekten çok yönlü bir ürün. Salatalarda temel malzeme olarak, sebzeli yemeklerde, hafif tencere yemeklerinde, protein değeri yüksek kaselerde ya da vejetaryen köfteler için yumuşak, hafif kremamsı bir iç harç olarak rahatlıkla kullanılabilir.
Dere'nin sunduğu börülce, bitki ağırlıklı beslenmede rahatlıkla yer bulabilir. Bitkisel protein ve lifin yanı sıra, doğal olarak demir gibi mineraller de içerir. Çok yönlü kullanımı, doyurucu yapısı ve hafifliğiyle öne çıkar.
Beyaz Fasulye
Beyaz fasulye, bakliyatlar arasında klasikleşmiş bir yere sahip ve özellikle Türk mutfağında çok sevilen bir gıda malzemesi. Onu özel kılan yönlerden biri de, farklı çeşitlerinin lokum gibi yumuşaklıktan daha diri bir yapıya kadar değişen dokular sunmasıdır. Pişerken domates, soğan, sarımsak ve zeytinyağı gibi tatları çok iyi içine çeker ve ortaya hafif, dengeli ve hafif aromalı lezzet çıkar. Bu yönüyle, doyurucu ve iç ısıtan yemekler için son derece uygun.
Kuru fasulye, bu geleneğin en bilinen örneklerinden biri. Ağır ağır piştikçe lezzeti derinleşir, kıvamı da çeşidine göre ya daha kremamsı ya da daha diri kalır. Beyaz fasulye ayrıca pilakiden tencere yemeklerine, salatalardan pilav ve bulgur yanındaki doyurucu eşlikçilere kadar pek çok tarifte kullanılabilir.
Dere ürün yelpazesinde, Türkiye’nin sevilen fasulye çeşitleri bir arada bulabilirsiniz: Çalı fasulye, dermason fasulye, horoz fasulye, Kırgız fasulyesi ve şeker fasulyesi. Her biri kendine has karakteriyle farklı bir lezzet sunar.
Dere olarak sunduğumuz beyaz fasulye çeşitleri, vegan ve vejetaryen beslenmede rahatlıkla tercih edilebilir. Bitkisel protein ve lif bakımından zengindir; ayrıca doğal olarak demir de içerir. Bu yönüyle, bitki ağırlıklı beslenme için oldukça uygun bir üründür.
İri taneli beyaz fasulye
Beyaz iri fasulye, bakliyatlar arasında adeta göz dolduran yıldızlardan biri. Taneleri oldukça büyük, dolgun yapılıdır, piştiğinde hoş bir kremamsılık kazanır ve hafif, ince bir lezzet sunar. İri taneli yapısı sayesinde tabakta hemen fark edilir. Usulüne uygun pişirildiğinde formunu büyük ölçüde korurken sosu ve baharatı da son derece iyi içine çeker.
Tam da bu yüzden pilaki için çok uygundur. Zeytinyağıyla pişirilip soğan, havuç, domates ve bir miktar limonla buluştuğunda ortaya aroması yerinde, yumuşak ve dengeli bir lezzet çıkar. Hatta ertesi gün çoğu zaman daha da oturmuş ve daha yoğun bir tat verir. Bunun yanında beyaz iri fasulye; güçlü tencere yemeklerinde, Akdeniz usulü salatalarda ya da fırın yemeklerinde kıvam veren zengin bir unsur olarak da çok iyi değerlendirilebilir.
Dere Beyaz İri Fasulye, vegan ve vejetaryen beslenmeye uygundur; bitkisel protein ve lif içerir, ayrıca doğal olarak demir kaynağıdır. Bu yönüyle dengeli ve bitki ağırlıklı bir mutfak için çok iyi bir seçenektir.
Kırmızı Kidney Fasulye
Kidney fasulyesi, bakliyatlar arasında gücüyle öne çıkan çeşitlerden biridir: Koyu kırmızı rengi, diri yapısı ve hafif topraksı ama hoş, dolgun lezzetiyle dikkat çeker. Piştiğinde çoğu zaman formunu korur ve yemeklere güçlü bir temel kazandırır. Bu yönüyle, doyurucu ve daha tok karakterli tarifler için son derece uygundur. Kimyon, kırmızı biber, acı biber, sarımsak ya da domates gibi tatlarla da çok iyi uyum sağlar; üstelik bunu yaparken kendi karakteristik lezzetini kaybetmez.
İşte tam da bu yüzden kidney fasulyesi mutfakta bu kadar çok yönlü. Baharatlı tencere yemeklerinde, chili çeşitlerinde, pilavlı tariflerde, salatalarda, kase yemeklerinde ya da vejetaryen köftelere temel olarak rahatlıkla kullanılabilir. Mutfağa renk, yapı ve hoş bir derinlik katar; ister Orta Doğu esintili, ister Akdeniz tarzı, ister dünya mutfaklarından bir tarif olsun.
Dere'nin sunduğu kidney fasulyesi, vegan ve vejetaryen beslenmeye son derece uygun. Bitkisel protein ve lif içerir; ayrıca doğal olarak demir kaynağıdır. Bitki ağırlıklı beslenme için ideal bir seçenektir.
Maş Fasulye
Maş fasulye, bakliyatlar arasında inceliğiyle öne çıkar: Küçük yeşil taneleri, hafif ve hafifçe fındıksı tadıyla mutfakta çok yönlü bir yere sahip. Pişerken yumuşar ama hemen dağılmaz. Bu da onu hem hafif tarifler hem de daha güçlü lezzetler için uygun hâle getirir. Üstelik baharat ve otlarla çok iyi uyum sağlar. Yine de her zaman hafif ve dengeli kalır.
Pek çok mutfakta maş fasulye çok yönlü ürün. İç ısıtan çorbalarda, kıvamlı köri ve dal çeşitlerinde, sebzeli yemeklerde ya da protein değeri yüksek salatalarda rahatlıkla kullanılabilir. Kâse tarifleri için de çok uygun. Çünkü o yemeğe hem güzel bir doku kazandırır hem de hafifliğini korur.
Dere maş fasulye, vegan ve vejetaryen beslenmeye uygundur. Bitkisel protein ve lif içerir. Ayrıca doğal olarak demir kaynağıdır. Dengeli ve bitki ağırlıklı beslenme için ideal bir seçenektir.
Siyah Fasulye
Siyah fasulye, bakliyatlar arasında aromayı en iyi taşıyan çeşitlerden biri. Koyu rengi, belirgin karakteri ve hafif topraksı ince lezzetiyle öne çıkar. Piştiğinde içi hoş bir kıvam kazanır, ama çoğu zaman formunu da korur. Onu özel kılan da tam olarak bu denge. Baharatları çok iyi içine çeker; sarımsak, soğan, domates, kimyon, taze kişniş ve misket limonu gibi malzemelerle de son derece uyumlu bir lezzet ortaya çıkarır.
Siyah fasulye, mutfakta çok yönlü kullanımıyla öne çıkar. Doyurucu tencere yemeklerinde, baharatlı pilav ve pirinçli tariflerde, kase yemeklerinde, salatalarda ya da mezeler, soslar ve ekmek üzerine sürülen lezzetler için kremamsı bir temel olarak rahatlıkla kullanılabilir. Rengi ve kıvamı sayesinde yemeklere anında daha güçlü bir karakter ve daha dolgun bir görünüm kazandırır.
Dere'nin sunduğu siyah fasulye, vegan ve vejetaryen beslenmeye uygundur ve bitkisel protein ve lif sağlar. Ayrıca doğal olarak demir kaynağıdır. Bitki ağırlıklı beslenme için ideal bir seçenektir.
Fasulyeyi daha besleyici hâle getirmenin pratik yolu
Fasulye yalnızca lif ve protein açısından zengin değil. Bu gıda maddesinin birçok çeşidi bitkisel demir kaynağı olarak da öne çıkar. Vücudun bu demirden daha iyi faydalanabilmesi için, mercimekte olduğu gibi burada da aynı mutfak püf noktası geçerlidir: Fasulyeyi C vitamini içeren besinlerle birlikte tüketmek.
Fasulyeyle iyi giden pratik seçenekler arasında biber, domates ve maydanoz yer alır. İsterseniz en son biraz limon da ekleyebilirsiniz. (Asitli malzemeleri en sona bırakmak, fasulyenin daha iyi yumuşamasına yardımcı olur.)
Fasulye pişirirken en sık yapılan 4 büyük hata
Özellikle kırmızı fasulyenin tam pişmemesi: Fasulyenin mutlaka iyice pişmesi gerekir. Çok kısa süre pişirmek ya da sadece sıcak suda bekletmek sorun oluşturur.
Yeterince suda bekletmemek / bekletme suyunu tekrar kullanmak: Önceden suda bekletilmezse birçok fasulye çeşidi geç yumuşar ve daha zor sindirilir. Bekletme suyunu ise dökmek daha doğrudur.
Fazla pişirmek: Hararetli şekilde kaynatmak, fasulyenin daha kolay çatlamasına ve dağılmasına yol açar. En doğrusu, önce kısa süre kaynatıp ardından kısık ateşte yavaş yavaş pişirmektir.
Sirke/limon/domatesi çok erken eklemek: Asitli malzemeleri başta eklemek, fasulyenin sert kalmasına neden olabilir. Bu yüzden lezzet ayarını en sonda yapmak daha doğrudur.